­HERAKLEİA | Kültür Portalı

Herakleia - Muğla

Herakleia Antik Kenti, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kapıkırı köyü sınırları içerisindedir. Coğrafi olarak İonya bölgesinde yer almasına rağmen karakteri ve tarihi geçmişiyle tipik bir Karya şehri olarak kabul görür. Kent, antik çağda Ege Denizi’nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi’ne sahip olmuştur. Ancak Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu körfez, bugünkü Bafa Gölü’ne dönüşmüştür.
 
TGA
 
Kent, adını ünlü mitolojik kahraman Herakles’ten almıştır. MÖ 8. yüzyılda kentin adı Latmos iken Persler zamanında Karia Satrabı Mausolos’un eline geçmiştir. İskender’in Asya seferi sonucu İskender İmparatorluğu’nun, daha sonra Seleukosların egemenliği altına girmiştir. MÖ 1. yüzyılda denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybeden Herakleia, ulaşımdaki güçlük nedeniyle Hıristiyan keşişlerin gizlenme yeri olmuştur.
 
Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6,5 kilometre uzunluğundaki surlara çevrilmiştir. Düzgün dikdörtgen ve kare taş işçiliği gösteren sur duvarları Helenistik dönemde yapılmıştır. Hippodamos şehir planına göre iskân edilen Herakleia, birbirini dik kesen ızgara biçimli parsel ve sokak planının iyi uygulandığı örneklerdendir.
 
Limanın arkasında uzanan kayalık arazi üzerinde yer alan Athena Tapınağı kentin en iyi korunmuş yapılarından biridir. Templum in Antis tarzında iki sütunlu olan tapınak bir Helenistik dönem yapısıdır.
 
TGA
 
Agora, Athena Tapınağı’nın hemen doğusunda ve şehir merkezinde yer alır. Helenistik dönemde inşa edilen agoranın, güney tarafı iki katlı olup birinci katının duvarları ve dükkanları sağlam olarak günümüze ulaşabilmiştir. Etrafında hala yer yer izlenebilen galerilerle çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Tiyatro ise kentin kuzeydoğusunda yer alır. Skene binasına ait duvarlar ile birinci caveaya ait oturma sıraları görülebilmektedir.
 
Kentin sahiline ve adalara giden yolun kenarında yer alan Endymion Kutsal Alanı’nın apsidal cellası (ana kutsal odası) ve pronaosu (ön odası) günümüze ulaşabilmiştir. Mitolojiye göre Ay Tanrıçası Selene, Latmos Dağları’nda çobanlık yapan güzel delikanlı Endymion’a âşık olur ve onu ebedi uykuya mahkûm eder. Kutsal alan ve tapınak efsanede adı geçen Endymion’a adanmıştır. Alan, Athena Tapınağı’na yaklaşık 200 metre mesafededir. 7. ve 9. yüzyıllarda piskoposluk merkezi olan kentte birçok kilise ve manastır da inşa edilmiştir.
 
Herakleia Antik Kenti’nde Alman arkeolog Anneliese Peschlow tarafından 1994 yılında keşfedilen kaya resimleri oldukça önemlidir. Latmos (Beşparmak) Dağları’nın daha çok batı yamaçlarına dağılmış durumdaki kaya resimleri, prehistorik çağlara tarihlendirilir. Günümüzden yaklaşık 8 bin yıl önce yapıldıkları düşünülen bu kaya resimlerinde genellikle kırmızı aşı boyası, nadiren sarı ve beyaz renk kullanılmıştır. İşlenen konular günlük hayattan alınmış sahnelerdir. Kadın ve erkek figürler ana motifler olup hayvan resimlerine ise ender rastlanır. Bölgede ayrıca Bizans dönemi çilehane ve manastırlarının tavanlarını ve duvarlarını süsleyen freskler de tespit edilmiştir. Bunlarda Hz. İsa’nın hayatından sahneleri içeren tasvirler bulunmaktadır.
 
Kaynaklar:
 
Milas Kaymakamlığı.
 
Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.
 
Ören Yeri
Kültür Turizmi
Herakleia antik kentine Milas- Söke karayolu üzerindeki Çamiçi Beldesi’nden ayrılan bir yolla ulaşılır.
Herakleia antik kentine Milas- Söke karayolu üzerindeki Çamiçi Beldesi’nden ayrılan bir yolla ulaşılır.

Konum Bilgileri

Görüntülenme Sayısı : 56933    Eklenme Tarihi : 29 Ocak 2013 Salı    Güncellenme Tarihi : 06 Mart 2026 Cuma